Erdoğan, konuşmasının bir yerinde İstanbul'da biri Avrupa, diğeri Asya yakası olmak üzere iki yeni şehir kurulacağını söyledi.
Bu uzun zamandır bahsedilen 'çılgın proje' olarak algılandı ancak Başbakan kürsüden indikten sonra gazetecilere ''Bu iki yeni şehir projesi ile karıştırmayın. Çılgın projemi 27 Nisan'da açıklayacağım'' dedi.
-SOSYAL DESTEK PROJELERİ-
Sosyal destek ve hizmetlerin hak temelli olarak bütünleşik bir şekilde sunulduğu bir sosyal destek sistemi kuracaklarını anlatan Erdoğan, sosyal destek ve hizmet politikalarını, sağlık, istihdam ve eğitim politikalarıyla uyumlu yürüteceklerini söyledi.
Erdoğan, sosyal destek ve hizmet alanında, sağlık, istihdam ve eğitim hizmetleriyle birlikte Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) modeli çerçevesinde hane odaklı bir sisteme geçileceğini belirterek, şöyle konuştu: "Böylece aile merkezli, vatandaşın ihtiyaçlarını yerinde ve ivedilikle gidermeye ve ailelere rehberlik hizmeti sunmaya yönelik bütüncül bir sistem kuracağız. Yoksullukla mücadelede önemli bir model olan SODES, önümüzdeki dönemde GAP ve DAP illerinin yanı sıra sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi düşük olan diğer illerde de yaygınlaştırılacak.
Sosyal Konut Projesi sürdürülerek, yoksul ailelere teslim edilmek üzere ilk aşamada 50 bin, ikinci aşamada da 50 bin olmak üzere toplam 100 bin konut yapılacaktır. Bu konutlar ayda 100 TL taksitle verilecektir. Peşinatsız, faizsiz…
Engelliler, çocuklar, dul ve yetimler, yaşlılar, şehitlerimizin dul ve yetimleri gibi kesimler, çok daha güçlü şekilde korunacak, bugüne kadar sağladığımız avantajlar daha ileri seviyelere taşınacaktır."
-"YAŞANABİLİR ÇEVRE VE MARKA ŞEHİRLER"-
Seçim beyannamesinin dördüncü ana başlığının, "Yaşanabilir Çevre ve Marka Şehirler" olduğunu bildiren Başbakan Erdoğan, AK Parti’nin 2023 Vizyonu ile Türkiye’de her şehrin bir dünya markası olacağını belirterek, "Şehirlerimiz terk edilen değil, aranılan, özlenilen, hayat bulan ve hayat veren cazibe merkezlerine dönüştürülecektir" dedi.
Erdoğan, şöyle devam etti: "Vatandaşlarımızın sağlıklı içme suyuna erişmelerine imkân veren ve çevre açısından önem arz eden atık su problemini kökten çözmek amacıyla Su, Kanalizasyon ve Yağmur Suyu Altyapı Projesi’ni (SUKAP) başlatıyoruz.
Bu kapsamda özellikle ihtiyaç duyan küçük yerleşim yerlerine finansman desteği sağlanacaktır; ilçe, belde gibi… Diğer belediyelere ise ucuz ve uzun vadeli kredi sağlanacaktır. 2010 yılında 2.1 milyar TL olan yerel yönetimlere tahsis edilen kredi tutarının, 2023 yılında yıllık 15 milyar TL’ye ulaşması hedeflenmektedir.
İçme ve kullanma suyu şebekesi ile hizmet verilen belediye nüfusu yüzde 100’e çıkarılacak, susuz belde kalmayacak ve ihtiyaç duyulan yerleşim yerlerinde içme suyu arıtma tesisleri yapılacaktır. Yaşanabilir şehirlerin hayati bir unsuru olan kent içi ulaşım, vizyonumuzun en önemli başlıklarından biridir. Bu Türkiye’nin modernleşmesine katkı sağlayacaktır.
DEVLET BAKANLIKLARINI KALDIRIYORUZ
Devlet bakanlıklarını icracı bakanlıklara dönüştürüyoruz. Devlet bakanlıklarını kaldırıyoruz. Bakanlık sayısını azaltıyoruz, devlet bakanlıkları icracı bakanlık olacak. Bu da dedim ya bu sürecimiz, güncellenen bir süreç olacaktır.
Nüfusu 100 binin üstündeki bütün kentlerde Ulaşım Ana Planları tamamlanacaktır.
TOKİ eliyle inşa edilen konut sayısı 1 milyona ulaşacaktır.
TOKİ, yeni evli veya evlenecek yoksul çiftler için, Yuva Teşvik Konutu Programı başlatıyoruz. Bu program ile, müracaat eden yeni evli yoksul çiftler, kendi aralarında çekecekleri kurayla 25 yıla varan vadelerle ucuz konut sahibi olacaklar. Tabii ustalık döneminin mesuliyeti biraz fazla, onun gereklerini yapıyoruz.
Yerel yönetimler AB standartlarına ulaşacak; yerel yönetimler idari yönden yeniden yapılandırılacaktır.
Kaynak: Miliyet.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “çılgın projem” olarak adlandırdığı projesini slaytlar ve animasyonlar eşliğinde açıklıyor. Erdoğan, çılgın projesinin adının 'Kanal İstanbul' olduğunu belirterek, ''Avrupa Yakası'nda Karadeniz ile Marmara arasında bir kanal açacağız'' dedi.
İLK HINCAL ULUÇ YAZMIŞTI
'Çılgın projeyi' gündeme ilk Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç getirmişti. Başbakan'la telefon görüşmesi yapan Uluç köşesinde şunları yazmıştı: "İki cümle ile projenin adını söyledi. Telefon elimde dondum kaldım.. Bu İstanbul konusunda bugüne dek duyduğum en çılgın proje.. Biri bana "Bin proje say" dese, bin gün izin verse aklıma gelmez. Öyle çılgın. Bu projeyi, bir TV canlı yayınında Türk ve Dünya (Dünya.. Bu sözcüğe dikkat edin. Şifre o.) kamuoyuna açıklamak Başbakan'ın hakkı.."
İşte Erdoğan'ın merakla beklenen 'çılgın projesiyle' ilgili açıklamaları:
HAYALLER KURDUK
Bir İstanbul aşığı olan, İstanbul’u hayal şehir, bu şekilde tanımlayan Yahya Kemal özellikle İstanbul üzerine yazmış olduğu deniz adlı şiirini şu dizeleriyle bitiriyor:
“Çıktığın yolda bugün yelken açık yapayalnız. Gözlerin arkaya çevrilmeyerek pervasız. Yürü, hür maviliğin bittiği son hadde kadar. İnsan alemde hayal ettiği kadar yaşar.”
İnsan alemde hayal ettiği kadar yaşar. Alparslan bir hayal kurmuş, Anadolu’nun kapılarını aydınlığa aralamıştır. Fatih Sultan Mehmet hayal kurmuş, gemileri karadan yürütmüş. Süleymaniye Mimar Sinan’ın önce hayallerini süslemiş, ardından İstanbul’un incisi olmuştur. Selimiye Edirne’nin, Türkiye’nin dünyamızın incisi olmuştur. Bütün büyük adımlar bir hayalle başlamıştır. Bütün büyük zaferlerin, medeniyetlerin temelinde önce hayal vardır. İşte biz de ülkemiz için milletimiz için hayaller kurduk.
Üstad Necip Fazıl ne güzel söylemiş İstanbul için:
“Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, edâ, iklim; O benim, zaman, mekân aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misâle.”
KİM ÇEVRECİ? CHP Mİ BİZ Mİ?
İşte böyle bir İstanbul’un hayaliyle iş başına geldik. Gecesi sümbül kokan bir İstanbul için kolları sıvadık. Biz hayalleri gerçeğe dönüştürmek için koştuk. Çöp dağları vardı. İktidarda CHP vardı. Çöp dağlarında hayallerin tükendiği bir İstanbul’u, Ümraniye’de çöp dağlarının patladığı ve 39 vatandaşımızın öldüğü şu Ümraniye’de iktidarda CHP vardı. Çöpten çöp dağlarından kurtararak buraları park alanlarına dönüştürdük. İstanbul’u suyla buluşturduk. Temiz bir Haliç isteniyordu. Kime gittiysek bize Haliç temizlenmez diyorlardı. Kayalarla toprakla dolu bir Haliç. Düşünebiliyor musunuz? Bunun söyleyenler bize artık danıştığımız o koskoca hocalarımızdı. Onlar bize böyle söylüyorlardı. Fakat biz aradık araştırdık ve Haliç’in temizlenebileceğini öğrendik. Haliç’in içinden bütün çamuru aldık ve onu 9,5 km uzaklıktaki Alibeyköy’deki taş ocaklarına taşıdık. Kamyonlarla taşımıyorduk, oraya adeta petrol boru hattı gibi borular döşemiştik. Orada kendimize 650 bin metrekarelik bir park meydana getirdik. Kim çevreci? CHP mi biz mi?
İstanbul sevdamız bizi buralara getirdi. Yılmadık, umudumuzu kaybetmedik. Hayallerimizi hiç yitirmedik. Aylar boyunca özgürlüğün hayalini kurduğumuz kadar büyük Türkiye’nin hayallerini kurduk orada. 14 Ağustos 2001’de işte o hayallerin peşine düştük. Biz konuşan düşüncelerini özgürce ifade edebilen korkmayan korkutulmayan hiçbir ferdi dışlanmayan ötelenmeyen bir Türkiye hayalini kurduk. Bunu başardık, başaracağız.
UÇAK NEDİR BİLMEZDİM
Çocukluğumda uçak nedir bilmezdim. Görünce sırt üstü yatar uçağı seyrederdim. Şimdi soruyorum artık uçağa binmek bu ülkede hayal mi? Artık havayolları belli bir kaymak takımın yolu olmaktan çıktı. Halkın yolu oldu.
ÇANAK ÇÖMLEK ÇIKTI DİYE MARMARAY'IN BİTİŞİ 4 YIL ERTELENDİ
Çok enterasan üçüncü köprü dedik. CHP’lilerin hemen eteği tutuştu. Açıklama yaptılar karşıyız. E sizden zaten başka bir şey beklenmez ki? Bu zihniyet sevgili kardeşlerim birinci köprüye de karşıydı, ikinci köprüye de karşıydı. Bu zihniyet Marmaray’a da karşıydı. Zaten bu zihniyet Marmaray’ın bitişini 4 yıl erteletti bize. Neden biliyor musunuz? Orada çanak çömlek çıkmış bu. Lafa gelince insandan değerli bir şey yok. Ama 4 yıl bir proje geciktirilmez. İnsanımın 4 yıl yaşamında, İstanbul’un ulaşımında artılarla eksileri bunların hesaplama durumu yok. İnsan öncelikli bakmadı bunlar, her zaman ideolojik yaklaştılar.
Bolu Dağı Tüneli hayaldi. Başladılar beceremediler. 'Acaba buraları patates deposu mu yapalım' dediler. Geldik ve söz verdik. Sadece Ünye viyadükleri hariç, biz bunun tamamını bitirdik. Ankara-Konya’ya hızlı tren yapılacakmış diyorlar. Bunların kılavuzunu bilemiyorum. Bunları değiştirmesi lazım. Zira Ankara-Konya hızlı treninin test sürüşlerini bizzat kendim başlattım. Önümüzdeki ay normal seferlerine başlayacak. Günaydın.
YENİ EVLENECEKLERE 100 TL TAKSİTLE EV
500 bin konut yaptık, ikinci hedefimiz 2023’e kadar 500 bin daha yapacağız. Yeni evlenecek olanlara 65 metrekare uygulaması getireceğiz. Yine peşinatsız 100 lira taksite bu yolu açacağız. Evin içinin çeyizini biz buna dahil edeceğiz.
Artık daha büyük hayaller kuruyoruz. Hayallerimizi asla ulaşılamaz görmüyoruz. Tarih belirliyoruz artık. Türkiye hazır hedef 2023 diyoruz. Milli gelirimiz 2023’te 2 trilyon olacak inşallah diyoruz. Kişi başına milli gelirimiz 25 bin dolar olacak. İhracatımız 500 milyar dolara yükselecek ve az önce de söyledim 500 bin konut inşa edeceğiz. 15 bin km daha duble yol yapacağız. Türkiye’nin dört bir yanını Atatürk’ün dediği gibi; biz Atatürk’ün partisindeyiz diyenlere hatırlatılır ve hibe olunur. Gazi demir ağlarla ördük dedi, peki ne yaptınız yahu nereyi ördünüz söyler misiniz? 37’den 50’ye kadar iktidar oldunuz ne yaptınız? Koalisyonlara girdiniz ne yaptınız var mı? Ama biz ülkenin dört bir yanını demir ağlarla örmeye devam ediyoruz.
İstanbul Türkiye’nin özetidir. Güzelliğiyle, potansiyeliyle sadece Türkiye’nin değil dünyanın göz bebeğidir. İstanbul’a yapılan her hizmet, Anadolu’ya trakya’ya yapılan bir hizmettir. İnsanlığa yapılan hizmettir.
İşte bugün bu muhteşem şehre yeni bir hizmeti yeni bir eseri kazandırmanın milletçe heyecanını yaşıyoruz. Şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bugün açıklayacağım bu muhteşem proje, şahsımın olduğu kadar arkadaşlarımın olduğu kadar, yüzlerce yıl öncesinde İstanbul’un sakinlerinin de aslında bir hayalidir. İstanbul’a Büyükşehir belediye başkanı olduğum zaman, bu özellikle Independent olayını yaşadığımızda, çok ciddi rahatsızlıklar geçirmiştik. Böyle bir felaketle baş başa kalırsan ne yaparız, aylarca bu yangın sürmüştü. Ne yaparız diye kendi kendime soruyordum. Zaman zaman bunları konuşuyordum.
Başbakan olduktan sonra, ulaştırma bakanım ve belediye başkanımla helikopterle zaman zaman dolaştık. Türkiye bunu başaracak güce ulaşmıştır dedik. Artık kaynaklar noktasında da sıkıntımız yok. Milli kaynaktan olmasına yönelik bir sıkıntı da yok. Türkiye 2023’e böyle büyük, çılgın ve muhteşem bir projeyle girmeyi hak etmektedir dedik ve bunun adımını attık.
Bu proje çok boyutlu bir projedir. Aynı zamanda enerji, ulaştırma, barındırlık, eğitim, istihdam projesidir. Bu proje bir şehircilik projesi, aile projesi, konut projesidir. En önemlisi de bu proje bir çevre projesidir. İstanbul’u ve çevresini, tabiatı, denizi, su kaynaklarını, yeşili, hayvan ve bitki yaşamını koruma projesidir.
İki hususun altını çiziyorum. Biz çok uzun bir süredir bu projenin üzerinde büyük bir titizlilikle çalıştık. Birkaç grubu dar çerçevede çalıştırdık. Her türlü haksızlığı önlemek adına, projenin tam olarak yeri ve maliyeti konusunu gizli tutmaya devam edeceğim. Onu açıklayacak değilim.
Projenin yeri ve maliyeti üç aşağı beş yukarı belirlenmiş durumdadır. Sadece etüt çalışmaları iki yıl sürecek. Böyle devasa bir projenin süreç içinde yer ve maliyet açısından bazı değişikliklere uğrayacak olması da son derece tabiidir.
Kaynak:Hurriyet